13 Şubat 2014

Jean-Pierre Melville Röportajı

Jean-Pierre Melville (1917-1973)

Sizi sürekli olarak Yeni Dalga'nın Babası olarak gösteriyorlar. Bu hoşunuza gidiyor mu?
Kendimi Yeni Dalga'nın içinde hiç hissetmedim, o dönemlerde, 1959'larda,   zaten yaşlı birisiydim. Ama bu gençlere hep yoğun bir ilgi duydum diyebilirim. Onlara –gerektiğinde- tavsiyeler verebilen büyük bir ağabey olmayı kabul ederek, biraz yol aldım. Uymasınlar, tavsiyeler uyulsun diye verilmez.
1955'te Montmartre sokaklarında Bob le flambeur’ü çektikten sonra, Jenner stüdyolarını satın aldınız. Neden kendi stüdyolarınızın olmasını istediniz?
Pagnol ve Chaplin'in yaptığını yapmak için. Kendi stüdyonuzun olabilmesi için deli olmanız lazım. Başta kabus gibiydi, ama muhteşemdi de; çünkü aşağıda kalıyor, sabahın 3'ünde bir sonraki günün ışıklarını ayarlamak için stüdyoya iniyordum. Hepsi Haziran 1967’de yanıp kül oldu.
Kontrol tutkunluğunuz...
Sadece yönetmen olmak bana yetmiyordu. Her şeyi yapmak istiyordum. Her şeyine el attığım bir film çekmeyi çok seviyorum: fotoğraf, müzik, dekor... Bütün Fransız yönetmenler arasında, teknik anlamda en iyi olan bendim. Yapımcılıktan yönetmenliğe geçmiş kişileri bir kenarı koyarsak, şüphesiz, bir kameradan en iyi şekilde yararlanan tek kişiydim.
Bir filmin hangi aşamasını daha çok tercih ediyorsunuz?
Senaryo ve montaj; ilham ve son olarak gözden geçirme. Çekim oldukça korkunç bir şey, bunu bıktırıcı aşama olarak görüyorum. Bu yorucu uğraşların arasında bulduğum aralarda komedyenleri yönetmeyi seçiyorum.
Peki bu gangster furyası…
Gangsterler yoksul tiplerdir, sefildirler. Onları çok tanımıyordum, tamamıyla filmlerimdeki gibi değiller. Benim için bir gangster filmi özgürlük, ihanet, insanlar arasındaki ilişkiler, arkadaşlık, bireysel özgürlük üzerine kalbime işleyen hikâyeleri anlatma fırsatı veren sıradan bir tabloydu sadece.
Serseri Aşıklar'da "Hayattaki en büyük hedefiniz nedir?" sorusuna,   şöyle yanıt veriliyordu: "Ölümsüz olmak, sonra da ölmek…" Ölüm sizi hiç korkutmuyor gibi…
Ölüm beni bütünüyle farksız kılmıyor, bunu çok iyi biliyorum. Hayatımız ölümle doğuyor, bir anda, bir dakika sonra, on saat sonra, altı ay sonra... Gerçekten de büyütülecek hiçbir şeyi yok.

Jean-Pierre Melville 2 Ağustos 1973 tarihinde Paris'te bir restorandan çıkarken kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi...
Fransızcadan çeviren: Ali Hasar

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

2011–2017 idea, schola, zâhir âlem