arap edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
arap edebiyatı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Aralık 2019

Mahmud Derviş — Atı Neden Yalnız Bıraktın

KAKTÜSÜN SONSUZLUĞU

Nereye götürüyorsun beni babacığım?
Rüzgâra, evladım...

... Ovadan çıkarlarken ikisi,
bir tepeye kurulmuştu Bonapart'ın askerleri
gözetlemek için eski Akka surları üzerindeki
gölgeleri – Bir baba "Korkma!" diyordu oğluna.
Korkma kurşun vınlamasından! Toprağa yapış
kurtulursun! Kurtulup tırmanacağız
Kuzeydeki bir dağa ve geri döneceğiz
dönünce askerler uzaktaki ailelerine

— Evde kim kalacak bizden sonra
babacığım?
— Nasılsa öyle kalacak
oğlum!

Anahtarını yokladı organlarını
yoklar gibi, ferahladı içi. Geçerlerken
dikenli bir çitten dedi ki ona:
Hatırla oğlum! Burada çarmıha gerdi İngilizler
babanı bir kaktüs dikeni üzerinde iki gece
ama tek bir kelime etmedi. Büyüyeceksin oğlum
ve anlatacaksın onların tüfeklerini miras alanlara
kanın demir üzerindeki hikâyesini...

— Atı neden yalnız bıraktın?
— Eve yârenlik etsin diye evladım
Zira evler ölür terk ederse sakinleri...

Kapılarını açıyor sonsuzluk uzaklardan,
gecenin yolcularına. Bozkır kurtları uluyor
ürkek bir aya. Ve bir baba "Deden gibi güçlü ol!" diyor
oğluna. Tırmanalım birlikte son pırnal tepesine
Hatırla oğlum: Burada düştü yeniçeri
savaş katırından, o halde dayan ki
dönebilelim geriye

— Ne zaman babacığım?
— Yarın. Belki iki gün sonra oğlum!

Sersem bir yarın
arkalarındaki rüzgârı çiğniyordu
uzun kış gecelerinde.

Evlerinin taşlarından kalelerini inşa ediyordu
Yuşâ Bin Nûn'un askerleri. Nefes nefeseydi
baba oğul Kana yolunda: Buradan geçti
Efendimiz bir gün. Burada suyu şaraba 
dönüştürdü. Çok şey söyledi aşk hakkında.
Yarını hatırla oğlum. Nisan otlarının 
kemirdiği Haçlı kalelerini hatırla
terk ettikten sonra askerler mekânı...

_____________

Mahmud Derviş
Arapçadan çeviren: Mehmet Hakkı Suçin, s. 47-49, Ayrıntı, Kasım 2017
___

Mehmet Hakkı Suçin, Arapça-Türkçe Edebi Çeviri, SYRIA TV

23 Nisan 2018

Halil Cibran'ın Mihail Nuayme'ye Mektupları

İsa, Getsemani Bahçesi'nde – Ilya Repin.


Fransızcadan çeviren:
Ali Hasar

Mihail Nuayme Lübnan’ın ve Ortadoğu’nun önemli, edebî bir şahsiyetiydi. Nuayme New York’ta yaşarken, Cibran’la etle tırnak gibiydi. Cibran ölüm döşeğindeyken, Nuayme'den son nefesine kadar hastanede kendisine refakat etmesini istemişti. 

Mihail Nuayme’ye, Boston 1921 

Kardeşim Micha, 

Er-Râbıta dergisinin son sayısını okuyup önceki sayılarına göz gezdirdikten sonra aramızda derin bir uçurumun olduğuna inandım. Ne biz onlara gidebilir ne de onlar bize gelebilir. Ne yapmaya meyletsek de yarım yamalak edebî cümlelerden azade olamayız. Manevî özgürlük içerden gelir. Bu hakikati herhangi bir kimseden daha iyi biliyorsun. 

Kimi bilgeliklere göre Tanrı’nın uykuda kalplere koyduğu şeyleri uyandırmaya çalışma. (…) 

… İşte deliliğin kıyısındasın. Ürkütücü doğasında yüce, yüceliği ve güzelliğinde de ürkütücü bir haber mevcut burada. Bencillik yoksunluğuna doğru deliliği ve ilk adımı kastediyorum. Deli ol, Micha. Deli ol ve ruh sağlığı örtüsünün gerisinde ne olduğunu söyle bize. Hayatın gayesi bizi bu sırlara mülaki kılmaktır ve delilik bunun yegâne vasıtasıdır. Deli ol ve deli kardeşin için deli bir kardeş kal. 

Cibran

***** 

Mihail Nuayme’ye, Boston 1921 

Sevgili Micha, 

Émile Zeydan’ın hoş bir mektubu bu. Ciddiyetle oku ve her zaman yaptığın gibi gösterebileceğin en iyi özeni göster. Burada, şehirde ve civarında sıcaklık bunaltıcı. New York nasıl? Sen neler yapıyorsun? 

Kalbimde, Micha, sallanıveren, yürüyen ve bir bulut gibi yayılan gölgeler ve suretler var, ancak kelimelerle onlara bir şekil vermekten acizim. Belki de bu kalbin bir yıl önceki hâline rücu etmesine dek sessizliği elden bırakmamam gerekecek. Sessizliğin bana yaraması bir ihtimal, ama heyhat! Sessizlik çetin ve konuşmayla, ezgi söylemeyle ülfet etmiş birinin yüreği içinse bir elem. 

Sana ve sevgili biraderlerine en içten selamlarımla. 

Cibran 

***** 

Mihail Nuayme’ye, Boston 1922 

Saba’nın ölümü derinden sarstı beni. Gayesine ulaştığını, şikâyet ettiğimiz şeylere karşı şimdi hayat bulduğunu biliyorum. Sadece bunu biliyorum ve özellikle bunu bilmenin kederimin yükünü hafifletmemesi ne tuhaf! Bu üzüntünün manası ne olabilir? (…) Ona duyduğum kederim hakikatte gençliğimin bir hülyası değil midir? Her ne kadar bu gençlik yaşanmadan geçip gitmişse de. 

Keder ve muazzez bir insanı yitirmekten duyulan esef, insan bencilliğinin izdüşümleri değil midir esasında? (…) 

Dünyayı elinin tersiyle itme fikrin tamamen şahsıma matuf. Uzun bir süre; bir inziva yeri, küçük bir bahçe ve bir abıhayat kaynağını düşledim. (…) 

İstikbalin, Micha, bizi Lübnan vadilerinin bir kıyısındaki bir inziva yerine yerleştireceğini söylüyorum. Bu sahte medeniyet, ruhumuzun tellerini kopma noktasına dek gerdi. Bunlar kopmadan gitmeliyiz. Ancak, gidene değin sebatkâr, sabırlı olmak zorundayız, Micha. 

Biraderlerimize selamımı ilet. Onları sevdiğimi ve görmeyi, ruhen onlarla yaşamayı arzuladığımı söyle. Tanrı seni korusun, Micha, gözetsin ve seni bir kardeş olarak kardeşine esirgesin. 

Cibran 

*****

Mihail Nuayme’ye, Boston 1923 

Uzun süreli sessizliğimi bağışla, biraderlerinin ve biraderlerimin affına sığınırım. 

Bu yazın başında doktor her türlü yazıdan uzak durmamı söyledi; kendimle arzum ve kız kardeşimin ve kimi ahbaplarımın arzusu arasındaki uzun bir savaştan sonra söylediklerini kabullendim. (…) 

İki ya da üç hafta sonra New York’a dönüp biraderlerimin yanında olacağım. Şayet beni içlerine kabul ederlerse, nasıl sevindiklerini anlayacağım. Ne bir dilenci dilenmek ne de bir suçlu şartlarını öne sürmek zorundadır. Üç aydan beri sana yazdığım ilk mektup bu. 

Herkese çok selam. Tanrı seni korusun ve kardeşine bağışlasın. 

Cibran 

***** 

Mihail Nuayme’ye, Boston 1928 

Sevgili Micha, 

Selam üzerine olsun. Sağlığımı, sıhhatimi soruyorsun; çok düşünceli ve yüce gönüllüsün. (…) Üç hafta evvel New Babylon’a geldiğini haber aldım. Söyle bize, ey gençlik baharı! Maddi ve manevi yokluğunun ne tür hazinelerini yanında götürdün? Bir hafta sonra New York’a gelip getirdiklerini görmek için ceplerini yoklayacağım. 

Bir gün ve ertesi gün hastaysam da, İsa kitabı tüm yazımı aldı. Çok önceden yayınlanmış olmasına rağmen yüreğimin hâlâ orada olduğunu, onunsa bu sayfadan uzaklaştığını söyleyebilirim. 

Cibran 

***** 

Mihail Nuayme’ye, Boston, Mart 1929 

Sevgili Micha, 

Sağlığımı merak ediyorsun, çok incesin. Şu anda afiyetim yerinde, Micha. Romatizma ağrıları gitti. (…) Ancak, hastalık kaslar ve kemiklerden daha derin bir yere yerleşti. Sağlıklı mıyım yoksa hasta mıyım diye daima soruyorum kendime. 

Micha, sürekli sağlıkla hastalık arasında bulunmak üzücü bir durum. Bu, ömrümün mevsimlerinden biri. Senin ömründe de kış ve ilkbahar var: Ne sen ne ben hangisinin diğerine gerçekten yeğlenir olduğunu bilebiliriz. 

Yeniden buluşacağımız zaman bana ne olduğunu anlatacağım. Böylelikle, bir gün sana “Sen kendi Lübnan’ına sahipsin, ben kendi Lübnan’ıma” diye neden bağırdığımı anlayacaksın. (…) 

Önceki bir mektubumda doktorların beni çalışmaya karşı uyardığını söylemiştim. Gelgelelim, en azından ruhen ya da inadına çalışmak dışında yapabileceğim hiçbir şey yok. Michelangelo, Shakespeare, Spinoza, Beethoven’ın yaşamına ayrılan 4 hikayeden müteşekkil bir kitap hakkında ne düşünüyorsun? Başarılarının acı, tutku, göç ve insan kalbinde kıpraşan umudun kaçınılmaz sonucu olduğunu göstersem nasıl olur? Bu tür bir kitap hakkındaki fikrin nedir?

Yeterince bahsettim. Ermişin Bahçesi’nin tashihine gelince, kararımı verdim ama, şimdilik editörlerden uzak durmamın akıllıca olacağını düşünüyorum. 

Sevgili biraderlerimize çok selam. Tanrı seni korusun. 

Cibran

30 Aralık 2017

Klasik Arap Edebiyatından Bin Bir Beyit


Ey kitapları ödünç isteyen kişi! Beni rahat bırak.
Kitaplarımı ödünç vermem benim için utanç kaynağıdır.

Bu dünyada sevgilim kitaptır. 
Sen hiç ödünç verilen bir sevgili gördün mü?


Ebu'l-Feth el-Büstî'den
Ruhuna yönel ve onun faziletlerini tamamlamaya çalış.
Çünkü sen bedeninle değil ruhunla insansın.


Aklının hafifliği ayaklarında olsaydı,
ceylanı geçer tavşanı kaçırmazdı.


Akılsızın hastalığı akılsıza hemen geçiverir.
Köz bile küle konulduğu zaman söner.


Salih b. Abdülkuddüs'ten
İnsan toplar, zaman ayırır. 
İnsan yamamaya, musibetler ise yırtmaya devam eder.


Alçak gönüllü davran, aslında çok yükseklerde olduğu hâlde
suyun üstünde görülen yıldız gibi ol.


Kötü şiir sahibinden önce ölür.
İyisi ise söyleyeni ölse bile bâkidir.


Akıllı kimsenin kalbi kalbindedir,
cahil kişinin kalbi ağzındadır.


Mütenebbi'den
Hasta ve acı bir ağza sahip olan kişiye
saf su bile acı gelir.


Ebu Temmam'dan
Rızıklar akla göre dağıtılsaydı, 
hayvanlar cahillikleri sebebiyle aç kalıp helak olurlardı.


Rütbeleri yüksek olan kişi kin taşımaz. 
Tabiatı öfke olan bir kişi yücelere ulaşamaz.


Sevgileri azaldığı zaman kalpler cam gibi olur: 
Kırıkları onarılmaz hâle gelir.


Eğer bir görüşün varsa kararlı ol. 
tereddüt etmen düşüncenin bozulmasına neden olur.


Nefsini yeteri kadarına alıştır,
yoksa yeterli olandan daha fazlasını ister senden.


Kader sevk edince her şey ne kadar yakın!
Kaderde olmayınca her şey ne kadar uzak!


Her işin hayırlısı ortası olmasaydı,
güneş feleğinde orta noktada durmayı seçer miydi?


Kim öğrenmenin sıkıntısını bir saat tatmazsa,
cehalet kadehini ömür boyu içer.


Ebu Temmam'dan
İnsanın bir mahalde uzun süre kalması, yüzünü yıpratır. 
Öyleyse gurbete çık ve yenilen.


İmam Şafii'den
Yüksek emellerini gerçekleştirmek için gurbete git. Sefere çık, zira seferde beş hayır vardır:
Dert ve sıkıntıyı rahatlatmak, maişet kazanmak, ilim, edep öğrenmek ve iyi bir dost kazanmak.


Hasetçinin tuzağına sabret. Sabrın onu öldürür. 
Yiyecek bir şey bulamayınca kendini yiyen ateş gibi.


Rıza nazarı her türlü ayıbı örterken
öfke nazarı her türlü kusuru ortaya çıkarır.


Büyüyenay Yayınları, 2016.


Fethi Paşa Korusu'nda âlicenaplığıyla beni ağırlayan ve kitabını imzalayıp hediye eden Marmara Üniversitesi'nden Ali Benli'ye ve eşi Şeyma Benli'ye teşekkür ediyorum.

26 Temmuz 2011

Filistin Edebiyat Festivali

Eğer zeytin ağaçları onları yetiştiren elleri bilseydi,
zeytinleri gözyaşlarına dönerdi...

Mahmud Derviş

Filistin Edebiyat Festivali, ilki 2008 yılında düzenlenen gezici bir festival.

Palfest olarak da bilinen bu gezici edebiyat ve sanat festivali için Filistin'e ve Kudüs'e Avrupa'dan ve dünyanın çeşitli yerlerinden Edebiyatçılar, Felsefeciler, Sosyologlar, Müzisyenler, Sanatçılar ve diğer entelektüel isimler katılmaktadır. Festivalin amacı katılımcıları entelektüel isimlerle kaynaştırmak, atölyeler düzenlemek, kitaplar ve de gündem maddeleri üzerinden katılımcılara eleştirel bir bakış açısı kazandırmaktır.

Palfest'te öncü olan ve eserleriyle hatırlanacak isimler şu şekildedir: Filistinli şair Mahmud Derviş, Nijeryalı romancı Chinua Achebe, İngiliz eleştirmen ve yazar John Berger, İrlandalı şair Seamus Heaney, İngiliz oyun yazarı Harold Pinter, İngiliz yazar Philip Pullman, İngiliz oyuncu ve yazar Emma Thompson.

2008

Festival 2008 yılında Kudüs, Ramallah, Beytullahim gibi şehirleri gezdi. Burada, bölgedeki üniversitelerle sağlanan koordinasyonla çeşitli projelere imza atıldı. Festivale şu isimler katıldı:

Khalid Abdalla, Daniel Alarcon, Mourid Barghouti, Victoria Brittain, William Dalrymple, Roddy Doyle, Esther Freud, Nathalie Handal, Suheir Hammad, Ian Jack, Brigid Keenan, Jamal Mahjoub, Pankaj Mishra, Andrew O’Hagan, Hanan al-Shaykh, Raja Shehadeh ve Ahdaf Soueif.

2009

Palfest 2009 yılında Kudüs, Ramallah, Cenin, Beytullahim gibi şehirleri 6 günü aşkın bir sürede dolaştı. Buralarda çeşitli organizasyonlar ve kitap oturumları düzenlendi. Filistin gündemine dair oturumlar yapıldı, eleştiriler getirildi. İsrail, festivali sabote etmeye çalışsa da festivale katılanlar karşı duruş sergiledi ve Kudüs Fransız Kültür Merkezi, İngiliz Dil Enstitüsü gibi merkezi yerlerde seminerleri ve organizasyonları sağlamayı başarabildi. O yıl Palfest'e şu isimler katıldı:

Suad Amiry, Victoria Brittain, Carmen Callil, Abdulrazak Gurnah, Suheir Hammad, Nathalie Handal, Jeremy Harding, Rachel Holmes, Robin Yassin-Kassab, Brigid Keenan, Jamal Mahjoub, Henning Mankell Deborah Moggach, Claire Messud, Michael Palin, Alexandra Pringle, Pru Rowlandson, Raja Shehadeh, Ahdaf Soueif ve M. G. Vassanji.

2010

Festival 1-6 Mayıs tarihleri arasında Kudüs, Nablus, Ramallah, Cenin, Beytullahim gibi yerleri ziyaret etti. Gazze'de İsrail ablukası olduğu için şehre girilemedi, Festivalcilerin çabaları olumsuz sonuçlandı. Susan Abulhawa, Taha Muhammad Ali, Suad Amiry, Geoff Dyer, Adam Foulds, Suheir Hammad, Nathalie Handal, Remi Kanazi, Henning Mankell, Raja Shehadeh, Ahdaf Soueif, William Sutcliffe, Wildworks Tiyatro üyeleri ve birçok kesimden insan bu organizasyona katıldı. Şiirden bilim kurgu unsurlarına dek çeşitli temalar ele alındı. Öğrenci gruplarıyla çalışmalar yapıldı ve "Özgür Filistin" üzerine izlenimler aktarıldı.

2011

Festival 15-20 Nisan tarihleri arasında düzenlendi. İsrail'in engelleme çabalarına rağmen organizasyon ancak belli güzergâhlar (Kudüs, Ramallah, Beytullahim) üzerinde yapılabildi ve Gazze'ye girme çalışmaları yine başarısız oldu. Şu isimler katıldı: Meena Alexander, Suad Amiry, Asma Azaizeh, Najwan Darwish, Taha Muhammad Ali, Mark Gonzales, Tarik Hamdan, Rachel Holmes, Ghada Karmi, Mohammad Hanif, Alice Walker, Ursula Owen, Richard Price, Susannah Clap, Akram Musallem, Anne Chisholm, Da Arabian MC's, Geraldine d'Amico, Suheir Hammad, Alaa Hlehel, Ahdaf Soueif.

2012

Organizasyonlar 5-11 Mayıs tarihleri arasında Gazze, Ramallah ve Kahire'de gerçekleştirildi. Atölyeler ve çeşitli konuşmalar yapıldı, konser düzenlendi. Festivale katılanlar: Khalid al Khamissi, Alaa Abd El-Fattah,Jafra, Amin Haddad, Al Salam, Selma Dabbagh, Jamal Mahjoub, Nariman Youssef, Youssef Rakha, Khaled Najjar, Sahar Elmougy, Amr Ezzat, Eskenderella, Manal Hassan, Tarik Hamdan, Najwan Darwish, Rachel Holmes, Bee Rowlatt, Suad Amiry.

2013

Palfest Kudüs, Gazze, Nablus, Ramallah, Haifa, El Halil şehirlerini gezdi. Atölyeler ve seminerler Kuzey ve Güney olarak iyi ayrı noktadaki yerlerde düzenlendi. Festivale şu isimler eşlik etti: Lina Attalah, Susan Abulhawa, Ali Abuminah, Aamer Hussein, China Mieville, Gillian Slovo, Dimitri Mikelis, Mohamed Bakri, Maya Khaldi, Hisham Nafa'a, Othman Hussein, Ibtisam Azem, Marcia Lynx, Omar El-Khairy, Qualey, Alaa Abd El-Fattah.

Le Monde, Palfest


Fransızcadan çeviren: Ali Hasar

2011–2026 idea, schola, zâhir âlem