osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
osmanlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Kasım 2016

Ricalu'l-Gayb ― Gayb Erenleri

Mimarların Geçişi, Sûrnâme-i Hümayûn.




Tabakâtü'l-Evliyâ ― Ricalu'l-Gayb

Bismillâhi'r-Rahmâni'r-Rahîm

Tabakâtü'l-evliyâ (kuddise sirruhu'l-azîz):


el-Aktâb: Kutub olan, cemî'-i zamanda külliyen ahvâle ve makâmâta cami' olur. Veya asalet üzre yahut gayri üzre hakikat-i Muhammediyye gibidir.

el-Gavs: Her zamanda bir olur. Gavs dahi iki türlüdür: Biri zâhire hükmü geçer ve biri bâtına. Amma Hazret-i Resûlüllâh'ın (a.s.) hem zâhire ve hem bâtına hükmü geçerdi. Ondan Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali (rıdvânüllâhi aleyhim ecmaîn) bâtın ve zâhirleri de şâmildir. Ve ulemâ-i râsihûndandır. Ve Hasan-ı Basrî ve Habîb-i Acemi ve Selmân-ı Fârisî ve Bâyezîd-i Bistâmî silsile-i meşâyihden olan azizlerden.

el-İmâmân: Her zaman iki olurlar. Birinin adı Abdü'r-Rab'dir ve birinin Abdü'l-Melîk'tir. Ve kutbun adı Abdullâh'dır.

el-Evtâd: Dört olur. Artık-eksik olmaz. Biri meşrık tarafında ve biri mağrib tarafında olur ve biri cenûb ve biri şimal tarafında mutasarrıflardır.

el-Evrâ: Hay bir kimesnedir. Hak Taâlâ şol kadar kuvvet vermişdir ki cemî'-i mahlûkât kuvveti kadar. Belki dahi ziyâdedir. Asker önünce olur, düşmana evvel ol cevâb verir.

el-Efrâd: Bir kimesnedir ki Halil Peygamber (a.s.) kalbi üzredir. Makamı, makâm-ı selâmettir. Dünyâ halkına sû-i zan etmezler. Hakim olurlar, sâdık olurlar.

el-Ebdâl: Bunlar yediden ziyâde olmaz. Hak Taâlâ bunlara yedi iklimin tasarrufun vermişdir. Esmâları Abdü'l-Hay, Abdü'l-Bakâ, Abdü'l-Kâdir, Abdü'l-Mürîd, Abdü'l-Alîm, Abdü's-Semî', Abdü'l-Basîr'dir. Biri bir maslahata gider olsa, birine bir şahsı kendi suretine kor, gider. Kimesne onu fark eylemez. Ebdâl, anlayıcıdırlar. Hakk'ı anlaya! Muhalefet etmeye! Şeyh Şihâbüddîn Sühreverdî Hazretleri onlardan idi.

el-Büdelâ: Bunlar her zamanda dörttür. Ziyâde olmazlar. Bunlara Ricâlü'l-Vahîs (?) derler. Yeryüzünde meçhuldür. Kimesne onları bilmez; gök ehli bilir ancak.

er-Rukabâ: Her zamanda sekiz olur. Artık-eksik olmaz. Bunlar dünyânın sekiz köşesinde olurlar. Allah emriyle hıfz ederler. Hâtûnlardan dahi olurlar. Ahvâl-i âleme âlimlerdir.

en-Nûkabâ: Bunlar her zaman on iki olur, ziyâde olmazlar. Hak Taâlâ bunlara on iki burç musahhar eylemişdir. Hak Taâlâ, nüfûsda olan günâhları bunlara bildirmişdir.

en-Nücebâ: Bunlar her zamanda altıdan ziyâde olmazlar. Ahvâl-i kubûru Hak Taâlâ bunlara keşf eylemişdir. Arşdan aşağı ne var ise bildirmişdir. Makamları arşa denlüdür.

el-Ümenâ: Bunlar her zamanda üç olurlar. Hazret-i Mîkâil kalb üzre, Hz. Cebrail ve İsrafil ve Mîkâil ve Azrail ilmi kadar ilimleri vardır. Şeyh Necmüddîn Kübrâ Hz. onlardan idi.

es-Sulehâ: Bunlar her zaman beş olurlar, ziyâde olmazlar. Cîbrîl kalb üzre olurlar. Bunların ilmi ve makamı ve mertebeleri Hz. Cibril'den ziyâde olmaya. Haşr oldukları vakit dahi Hz. Cibril ile haşr olalar. Havâtinden (hatunlardan) dahi olurlar.

el-Ahyâr: Bunlar her zaman dokuz olurlar. Nuh Peygamber kalbi üzre bunlar ümmet-i Muhammed'dendir. Havâtinden (hatunlardan) dahi olurlar. Makamları, makâm-ı gayrettir. Dîne muhalif olan nesneye incinirler.

er-Recebiyyûn: Bunlar her zaman kırk olurlar. Halleri, Hak Taâlâ azametine müstağrak olup kalmışlardır. Recebiyyûn dediklerine hikmet oldur ki mübarek Receb ayını görünce ol hâl bunlara vâki olur, perakende olurlar. Kaçan Receb'in evvelki günü olsa, hummâ-yı muharraka gibi bir nesne tutar. Asla üç güne değin harekete kadir olmazlar. Üçüncü gününden sonra bir mertebe-i hıffet hâsıl olur ki cemî'-i esrâr-ı rabbâniyye ve mükâşefe-i ilâhiyyeye muttali' olup mübarek Şa'bân ayı geldikleyin her biri bağdan boşanır gibi işli işine dağılır.

el-Havâriyyûn: Bunlar altı olurlar. Gazaya yardım edip kılıç ururlar. Kılıçlarına kimesne mukabil olamazlar.

el-İlâhiyyûn: Her zamanda üç olurlar. Bunlara Rahmâniyyûn dahi derler. Kâh bunlar hatiften avaz işitirler.

el-Müslimûn: Bunlar her zamanda dokuz olurlar. Velayet izhâr ederler. Onun üzre kâyim olurlar. Ve tayy-i mekân ve tayy-i zaman ederler. Ebu'n-Necîb es-Sühreverdî ve Aynü'l-Kuzât Hemedânî ve Behlül Dîvâne (Dânâ) bunlardan idi.

el-Mustafiyyûn: Bunlara Müctebiyyûn dahi derler. Üç yüz aded olurlar. Artık-eksik olmazlar. Hz. Âdem (a.s.) kalbi üzre olurlar. Ya'nî kemâlâtları Âdem Peygamber gibidir.

er-Ricâlü'l-Gayb: Bunlar her zamanda on olurlar. Huşu' ve hudû' üzre olurlar. Yeryüzünde aheste aheste yürürler, aheste aheste söylerler. Dâima müşâhede-i Hak'ta olurlar.

er-Ricâlü'l-Fevt: On bir kimesne olurlar. Ve bunlara Ricâlü'l-Kahr derler. Himmet etmekte, nüfûs nice dilerlerse te'sîr ettirirler.

er-Ricâlü'l-Feth: Bunlar dahi yirmi dört kimesnedirler. Hep ehlullâhın gönlüne ne feth olursa, onlardan olur; himmetleriyle olur. Bunların ikisi meşrık tarafında, ikisi mağrib ve ikisi şimal tarafında olur. Ve ikisi kıble tarafında, kalanı yerli yerinde olur, meşâyıhlardır.

er-Ricâlü'l-Maâricü'l-Aliyy: Bunlar her zamanda dokuz olurlar. Her nefesde Allah'a mi'râcları vardır. Her mi'râcda bir ilim tahsil ederler.

er-Ricâlü't-Tahte's-Süflâ: Ricâlü't-Tahte's-Serâ dahi derler. Her zamanda beş olurlar. Ve bunların gıdası ve hayâtı nefes-i Rahman’dır.

er-Ricâlü'l-Ganî Billâh: İki kimesnedir. Hak Taâlâ makâm-ı gınayı onlarınla saklar.

er-Ricâlü'l-Ayn: Bunlar her zamanda üç olurlar. Onların makamına Sakî-ru'r-Refref derler. Min sâkıtı'l-arşi'l-kebîr şânü'l-azîmü'l-mekân kimselerdir.

er-Ricâlü'l-Cenân: Ve Atf-ı İlâhî dahi derler. İşleri halka şefkat ve rahmettir. Hak Taâlâ asla velâyet-i zahir etmez.

er-Ricâlü Eyyamı's-Sitte: Bunlar altıdır. Hak Taâlâ'dan istimdâd edip halka meded eylerler ve meded erişdirirler. Birisi âlem-i melekûtta melâikeler ile oturur, bakîleri yeryüzünde makâmlı makamında olur.

el-Hâtim: Her zamanda bir olsa gerek. Velâyet-i Muhammediyye hatm ola. Ümmet-i Muhammed de ondan olur, dahi olmaz.

Benzer okumalar:


_____________________________________

Yazının yayınlanmasında gösterdiği alaka ve nezaket için Sır Yayıncılık'tan Cahit Çollak Bey'e (Bursa) teşekkür ederiz. 

* Minyatür: Mimarların Geçişi, Sûrnâme-i Hümâyûn.

* Süleymaniye Ktp. Şehid Ali Paşa Kit. Nu. 2820/7, vr. 73b-74b; Ögke, age, İst. 2001, s. 571-573. [Kara, Mustafa. Metinlerle Osmanlılarda Tasavvuf ve Tarikatlar ― Sır.] 

25 Ocak 2015

Ariflerin Satrancı ― Şatranc-ı Urefa



Satranç tahtasının üzerinde görülen oklar terakkîye (yükselmeye) ve terakkî sebeplerine işaret etmektedir. Terakkî etmekte olan kişinin uğramış olduğu makamlara "dereceler" denir. Satranç tahtasının üzerinde görülen kancalar ise sukûta (düşmeye) ve sukût sebeplerine işaret etmektedir. Sukût etmekte olanın düşerken uğramış olduğu makamlara da "derekeler" denir. Sâir (veya sâlik/yolcu) "abdullah/Allah'ın kulu" ve "abdurrahman/Rahman'ın kulu"dur. İleride bu kimse "abdü'l-îcâd/îcâdın kulu" diye ifade edilecektir. Sözü edilen yolcunun yolculuğunun başlangıcı, 1 numaralı karede bulunan adem/yokluktur. Yolcunun yolculuğu, doğal sayıların sırasına göre birden yüze kadar devam eder. Birden ona kadar olan birinci onluk "en alt tabaka" adını alır ve kişi temyiz, ergenlik ve rüşt çağlarından önce bu karelere uğrar ve şeriata göre henüz mükellef değildir.

Birinci onluğun üzerindeki makamlara yükselen kişinin geri dönmesi yerilmiştir ve cezası vardır; tövbesini yenilemesi, yolculuğa yeniden başlaması ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmemesi gerekir. En alt tabakaya geri dönmenin sebebi; içinde kanca bulunan ve kişiyi en alt tabakanın derekelerinden birine çekip sürükleyen yedi makamdan birinde ikamet ederek orayı yurt edinmektir. Sözü edilen derekeler şunlardır:

  1. Edebi Az (11); kişiyi Kötü Fiillere (9)
  2. Kötü Sohbet (30); kişiyi Cehalete (7)
  3. Hasta Akıl (32); kişiyi Mezellete (5)
  4. Cehl (33); kişiyi Toprak Altına (6)
  5. Riyâ (51); kişiyi Kine (8)
  6. Gurur (91); kişiyi Mihnete (10)
  7. Şeytan (100); kişiyi Arzuya (4) geri döndürür.
İkinci tabakaya geri dönmenin sebebi, şu iki makamdan birinde ikamet etmektir:

  1. Haset (34); kişiyi Büyük Denize (16)
  2. Harabeler (45); kişiyi Kötü Huya (18) geri döndürür.
Yolcunun Allah'ın rahmetinden ve rahata kavuşmaktan ümidini kesmemesi, çok tövbe edip Allah'a dönmesi ve Allah'a iyi zan beslemesi gerekir.

Yükselmenin sebebi ise şu sekiz makamda ikamet etmektir:

  1. Mecâzî Aşk (23); kişiyi Hakikî Aşka (44)
  2. Çıplağa Acıma (29); kişiyi İyi Huya (57)
  3. İyi Sohbet (40); kişiyi İyi Fiillere (64)
  4. Tahkikler (48); kişiyi Ulvî âleme (66)
  5. Allah'ın Yolunda (50); kişiyi Cennete (74)
  6. Şecâat (55); kişiyi Şehâdete (90)
  7. Kâmil Mürşit (62); kişiyi Bekâ Billaha (96)
  8. İlim (69); kişiyi Muhammedî Mülke (94) yükseltir.
Yolculuğunda başarıya ulaşmak isteyen kişi, elinden tutarak ona tevhîd hazretine ulaşıncaya kadar rehberlik edecek bir şeyhe muhtaçtır. Söz konusu hazrete ulaşan yolcu, varlık sahnesinde beliren her şeyin yegâne failinin Allah Teâlâ olduğunu görür. Kul, amellerin zuhuru için bir mazhardır; çünkü ameller birer arazdır ve araz ancak bir cisimde zuhur eder. eğer kulun kol ve bacak gibi organları olmasaydı Allah Teâlâ'nın ne varlık âleminde bir fiili zuhur eder, ne de bir kimseye had/ceza uygulanırdı. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor. "Sizi ve yapmakta olduklarınızı Allah yarattı." [Sâffât, 37/96] "Herkesin kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır." [Bakara, 2/286] Kula düşen bazı görevleri zikreden mürşidin şiirinde şöyle denilmiştir:
Yolları bilen bir şeyhe arkadaşlık eder
Yolculuğunda onu ölümcül yerlerden koruyan

Onu gördüğünde Allah'ı hatırlatır ona

Ve kulu Mevlâsına ulaştırır
İşte o zaman onu tanımış olur
Ve özgür olur, başkası çıkar kalbinden.
[Âriflerin Satrancının Manası]

Âriflerin Satrancı, adına "yokluk" dediğimiz bir başlangıç ile yolculuk, yolcu, menziller, makamlar, dereceler, derekeler, tasarruf eden bir özne (fâil) ve tasarruf edilen bir nesneden (mef'ûl) oluşmaktadır. Bu satranç bize, bu fânî ve sonradan olma kulun kadîm, bâkî ve her şeye varis olan yaratıcısı ve mevlâsı yanındaki durumunu anlatmaktadır. Aynı zamanda bu satranç, bizlere bu kulun; mümkün (varlığı zorunlu olmayan) ve afetlere ve tehlikelere açık, Vâhid ve Kahhâr olandan gelen kader oklarının hedefi olan, meylinden ve kendi arzusu ve tercihiyle işlediği fiilinden sorumlu olduğu [bu dünyevî] varlığının içindeki yolculuğunun başlangıcını, ortasını ve sonunu anlatır. Bundan dolayı, maksada ulaşabilmek için şu konuları ihtiva eden bir mukaddimeye ihtiyaç duyuldu:
  • Kul (abd) ve kısımları
  • Yokluk (adem) ve kısımları
  • Yok (ma'dûm) ve kısımları
  • Varlık (vücûd) ve kısımları
  • Var olan (mevcûd) ve kısımları
  • Yolculuk (seyr) ve çeşitleri
  • Yolcu (sâir), menzilleri ve makamları
  • Kazanan ve dereceleri
  • Kaybeden ve derekeleri
  • Bu satrancı idare eden fâil/özne
  • Bu satrançta idare edilen mef'ûl/nesne
Böylece bu kitaba Enîsü'l-Hâifîn ve Semîru'l-Âkifîn fî Şerhi Şatranci'l-Ârifîn (Âriflerin Satrancı'nın Şerhi Hakkında Korkuya Kapılanların Yoldaşı ve İnzivaya Çekilenlerin Gece Sohbeti Arkadaşı) adını verdim.

Muhammed b. el-Hâşimî ed-Dımeşkî

Âriflerin Satrancı Şerhi
Enîsü'l-Hâifîn ve Semîru'l-Âkifîn fî Şerhi Şatranci'l-Ârifîn
Şeyhu'l-Ekber Muhyiddin İbn Arabî
Muhammed b. el-Haşimî ed-Dımeşkî

Sır Yayıncılık
Emir Hanı No: 49 16010 Bursa
Tel: (224) 223 72 10

3 Nisan 2014

Kars Oblastı ― 1878-1917

Kars ve Kars Oblastı'na dair arşivlerin 
Rusçadan tercümesi için Doğukan Çağlar Kızıltepe'ye teşekkürle...


Kars Ermenileri


Terekemeler

Azeriler, Sınır Bölgesi Şöregel-Aleksandropol diğer adıyla Gümrü'den Kaçakaç göçleri ile Kars'a göç edeceklerdir

Kürt Hamidiye Alaylarından
Terekemeler





Bir Ermeni kadın, Sarıkamış
















Rus işgalinden çok öncesi, 1833

Kars Havariler Kilisesi, 1910

Beşkilise Digor'dan küçük bir kilise

Beşkilise Manastırı, Digor - Kars. Soldan sağa Aziz Stefanos - Meryem Ana - Aziz Karapet ve Aziz Sarkis 

Demir köprü - Kars çayı - evler ve uzakta Rum Ortodoks kilisesi

Ermeniler'in yaktığı Kars çarşısı


Okul. Günümüzde Kars İsmetpaşa İlkokulu olarak eğitimine devam etmektedir


Kars kalesi ve etekleri, 1910


Kars Kalesi eteği ve dere içine giden yol

Havariler Kilisesi, Evler ve Kars Kalesi


Kale ve surları, Kars Çayı, evler

Kale surları

Kars genel görünüş

Kars genel görünüş - Kilise ve Minare, 1900

Kars çayı ve Anadolu'nun ilk Opera binası, bugün ise hekim evi binası - uzakta Rum Ortodoks kilisesi

Kars kuş bakışı

Surlar, etekleri ve genel görünüm

Kale surları, evler ve kilise

6 Kasım 1910, Rus ordusu heykele doğru yürüyüşü

Slav Kazaklarından (Cossacks) oluşan Rus Trompet Alayı


Taşköprü, Minare, Kilise ve Hamamlar

Sur etekleri, Taşköprü




Havariler Kilisesi ve Surlar

Kız okulu, Kars eski belediye binası, uzakta Rum Ortodoks Kilisesi

Rum Ortodoks Kilisesi

Kars Tren Garı


















Ani - Ermeni Kralı 3. Ashot'un zafer kemeri 1903 öncesi





































Ermeni Kadınlar, Kars

Ayrıca, bkz: 1897 Kars Nüfus Sayımı

14 Şubat 2014

Kamus-i Fransevi ― Şemseddin Sami

Şemsettin Sami (1850, Fraşer - 1904, İstanbul)

Arnavut asıllı Osmanlı Yazar, Ansiklopedist.
Zosimea Lisesi, Yanya.
Diller: Türkçe, Arnavutça, Yunanca, Latince, Fransızca, İtalyanca, Arapça, Farsça.
Bkz: Taaşşuk-ı Tal'at ve Fitnat
Kamus-i Fransevi
Şemseddin Sami, Fraşeri
İstanbul, Mihran Matbaası ― 1882, 1885, 1905


Samy Bey, Fraschery (1850, Frasher - 1904, Istanbul)
Ecrivain ottoman d'origine albanaise, encyclopédiste.
Lycée Zosimaia, Ioannina.
Langues: Turc, Albanais, Grec, Latin, Français, Italien, Arabe, Persan.
Voir: L'Amour entre Tal'at et Fitnat
Dictionnaire Turc-Français, Français-Turc
Sami Frasheri
Constantinople, Imprimerie Mihran ― 1882, 1885, 1905
                               





















4 Şubat 2014

1897 ― Kars Nüfusu ve Konuşulan Diller, Karslı Almanlar



1897 / Kars'ta Konuşulan Diller, Lehçeler

Türkçe: 104.457 [Tatlar da katılırsa: 104.463 Tatların katılma amacı İbranice ayrıca belirtildiği için bunların Türk kökenli olduğu düşünülebilir, ayrıca Tat dili Farsçadan çok Türkçeye yakındır) > Anadolu Türkçesi: 63.547 / Karapapak Türkçesi: 29.879 / Türkmence: 8442 / Tatar Türkçesi: 2347 / Başkurt Türkçesi: 207 / Kumuk Türkçesi: 21 / Çuvaş Türkçesi: 7 / Karaçay Türkçesi: 6 / Nogay Türkçesi: 1 Tatlar : 6]

Ermenice: 73.406

Kürtçe: 42.968

Pontus/Rumca: 32.593

Rusça: 22.327

Ukraynaca: 5279

Polonya/Lehçe: 3243

İbranice: 1138

Litvanya/Litvanca: 892

Suriye/Keldaniler/Süryanice: 585

Farsça: 568

Gürcüce: 543

Oset/Osetçe: 520

Estonya/Estonca: 455

Lezgiler: 448

Almanca: 430

Beyaz Rusça: 250

Çingene: 130

Çeçence lehçeleri: 124

Çerkezce lehçeleri: 97

Letonya/Letonca: 64

Moldova/Rumen/Rumence: 47

Mordovya: 26

Çek/Slovak: 11

Kyurinskoe: 11

Talış: 10

Diğer Lezgiler: 9

Karaçay: 6

Dargiler: 6

Diğer: 5

Fransızca: 4

Udinsky: 2

______________________________

Toplam: 290.654

Ayrıca, bkz: Kars Oblastı (1897)

Arşiv: Demoscope / Recensement de l'Empire Russe (1897) — 1897 Rusya İmparatorluğu Nüfus Sayımı, Kars Oblastı

2011–2026 idea, schola, zâhir âlem