yorgos lanthimos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorgos lanthimos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2019

Babis Makridis — Zavallı

Kendi Talihsizliğini Yaratmak: Persona ve Bin Hüzünlü Haz

Kynodontas (Köpek dişi) ile ciddi bir ivme yakalayan Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos, kriz döneminde sökün eden aile ve toplum hicvini masaya yatırıyor, Baba'dan sudur eden bir kelime evrenini muhayyelimize yerleştiriyordu. Bireyleri pekiştirece tabi tutup ceza ve itaat safhalarını davranışsal boyutta ele alıyordu.

Lanthimos ile omuz omuza veren senarist ve yönetmenlerin içinde yer aldığı, temelde krizleri ve açmazları işleyen ve tüm bunları robotik imajlar ve statik duruşlar, enteresan kamera açıları, kara mizah, şiddet tasarımı içinde mayalayan Yunan tuhaf dalga sinemasını bir kez daha hatırlatan bir çalışma: Oiktos ya da Türkçe adıyla, Zavallı. Yönetmen Babis Makridis'in, eşinin bir kaza neticesinde komaya girmesiyle hayatı mahvolan histerik bir Avukat'ı; ötekiden alaka istenci, hüzünden haz ve obsede duygulardan hareketle menziline alıyor. 

Niçin böylesine perişan olduğumu fark ettim? Neden önemsizliğimle böyle bir azabı yaşamak zorundayım? Eğer acılarımın bir nedeni varsa bana söyle. Böylece şikâyet etmeden onlara katlanabileyim... 

Kış Işığı, Ingmar Bergman

Zavallı'daki karakter tipleri ve tema, Kutsal Geyiğin Ölümü ile The Lobster arasında bir yere düşüyor. Filmin bu noktada bir kimlik sorunu yer alıyor, ne olmak istediği belirsizleşiyor. Yunan dalgasında karakterler daha spekülatifken, Zavallı'da flu alanlar oluşuyor. Dekorda yer alan simetriler, robot hareketler, ışık kontrastları ve negatif kadrajlar iki anlam dünyasını birbirinden keskince ayırıyor: pitoresk bir sahil kasabasında burjuva bir aile, öte taraftan tüm bu aydınlığa inat karanlık ve manipüle edimler. Yönetmen, kahramanın teorik ve pratik dünyasını çarpıştırarak onu iki-arada-bir-dereliğe itiyor ve nihayetinde bir zavallıya dönüştürüyor. Trajediden beslenen Avukat, trajedi ortadan kalktığında komadan çıkan eşiyle yer değiştiriyor: mitos kompozisyonuyla baş başa kalıyor.

Geniş dikey ve yatay açılar, izleyicide dile getirilemeyen duyguların açığa çıkmasına olanak sağlıyor: Yatay eksendeki kahramanın ketum duruşu, dalgalara karşı yüzen bir adam ve duvardaki tablo. 

Kurban motifli banal ağıtlar vasıtasıyla primordial atıflara yer yer değinilen filmde leitmotif, vitesini düşürmüyor. Adını ve eşinin nasıl komaya girdiğini bilmediğimiz Avukat, acıyı bir rekabete dönüştürmekten geri durmaz: cinayete kurban giden babalarına yas tutan müvekkillerini kıskanır ve onlardan bir nevi ilham alır. Hastanede ağlayan bir kadının ağlamasıyla ve onulmaz acısıyla karşılaşması onun kendi çilesiyle yüzleşmesine yol açar ve çile, kahraman için, personaya gitgide merhem olur, onu rehabilite eder ve yaşatır.

Babis Makridis'in umut vaat eden filmi Zavallı, Yunan tuhaf dalgasında yoluna emin adımlarla çıkmış gözüküyor ve izleyiciyi sıradışılık ve huzursuzluk alegorisiyle cezbediyor.

14 Ocak 2018

Yorgos Lanthimos — Kutsal Geyiğin Ölümü



Agamemnon avlanırken, Artemis'in bir kutsal geyiğini öldürür. Bunun üzerine Artemis, rüzgârların esmesini engeller. Sadece kızını kurban ederse yelleri estirebileceğini zikreder. Böylelikle Agamemnon öncülüğündeki filo Troya'ya savaşa katılabilecektir. Agamemnon, kızını kurban edecekken Artemis dayanamaz bu duruma ve kızın yerine bir geyik koyar.

Lanthimos'un Kynodontas (2009) ayarlarına döndüğünün sinyallerini verdiği huzursuzluk, soluksuzluk ve yabancılaşma alegorisi Kutsal Geyiğin Ölümü. Yönetmen, Avrupamerkezci mevzisiyle Hollywood arasında bir köprü kuruyor ki İngilizce ile de işinin üstesinden geldiğini kanıtlıyor.

Filmdeki müzikler arka planda katarsis ağlarını örerken oyuncuların robotik duruşları, soğuk şiddetin tasarımı, kamera objektifleri kötülüğün şeffaflığına doğru bir seyrin duyurusuna çıkıyor. Lanthimos'da özellikle Lars von Trier dokusu hissedilebilir: Karakterlerini öyküleme içinde başarılı bir şekilde kullanma bakımından. Lanthimos'un filmleri kendi sinematografik fıtratıyla heyecanlandırıyor, gizeme büründürüyor. 

Lanthimos'da beden, Baba-nın-adları, Arzu haleleri

Lanthimos sinemasında başat motiflerden biri de bedendir. Beden kimi zaman bir özne, bir nesne konumunu alır. Yönetmen, Kutsal Geyiğin Ölümü'nde anestezi, anatomi, dilegelmezlik ile bedeni kimi zaman bir arzu nesnesine, kimi zaman bir bedele, kimi zaman obsesifliğe, kimi zaman da tanrı-insana döndürür. Lanthimos'un "beden"i hâlden hâle tecessüm eder. Lanthimos'ta Baba-nın-adları, yasa koyucu bir işlev görür: Kimi zaman bir mistifikasyona uğrar. Baba, mistik janrın altında çocuklarının kendi muhayyilesinde idealine ulaşmasını yeğler.

Yönetmen, Yunan mitolojisinden mülhem Kutsal Geyiğin Ölümü'nde arzunun varyasyonlarını da çeşitli spekülatif bakışlarla verir. Onu bir bedenden daha fazlası yapar, kendini-tanıyamaz insanı bilinçaltını arzu-idea ekseninde tepiştirir. Lanthimos'da arzu vuzuha kavuştuğunda ortada insan kalmaz. Ailenin kızının yağız bir oğlanla tanışması sonucundaki kurban-miti buradan fırtınaların kopmasına olanak sağlıyor. 

Birey-aile-toplumda bedel kavramını progresif baba ile regresif annenin gölgesinde büyütüyor Lanthimos. Aile çoktan hastalığa yakalanmıştır. Yönetmenin film boyunca ameliyat masasına yatırdığı ve delik deşik ettiği kavramdır aile. İnsan-mekân ürpertisi, ufuk açıcı bakış ve en önemlisi bunları sinematografik yorumlama biçimleri standartların bir hayli üzerindedir Kutsal Geyiğin Ölümü'nde ve film, sonuna dek ilgiyi hak etmektedir.

Kasım 2017.

2011–2026 idea, schola, zâhir âlem