etudes traditionnelles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
etudes traditionnelles etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2019

Leo Schaya Üzerine

I Ching Heksagramları


Leo (Leonil) Schaya ya da Aryeh Lev, İsviçreli metafizikçi ve kabala müfessiri.

Schaya, Polonya kökenli Yahudi bir ailenin oğlu olarak, 1916'da İsviçre Basel'de dünyaya geldi. İbranice ismi Aryeh Lev'di ve ataları birer hahamdı. Polonya'dan İsviçre'ye göç etmiş ve buraya yerleşmiş bir aileye sahipti. Schaya, küçük yaşlarda metafizik ve ezoterik konulara ilgi duymaya başladı. Üniversitede İktisat üzerine eğitimi aldı. Schaya'nın kendi kendine öğrenme konusunda fevkalade bir istidadı vardı. Genç yaşlarından itibaren felsefe, ilahiyat, karşılaştırmalı dinler ve yabancı dil alanında kendini yetiştirdi.  

Sadece doğup büyüdüğü Yahudi tradisyonu üzerine eğilimi bulunmuyordu. Yeni-Platoncu düşünce, Tasavvuf ve Advaita Vedanta gibi sahalara da entelektüel ilgi duydu ve bu alanlarda çeşitli araştırmalar, okumalar yaptı. 

Bir arkadaşının vasıtasıyla, Basel'de Dinlerin aşkın birliği üzerine konuşmalar yapan Frithjof Schuon (İsa Nureddin) ile tanıştı ve bu karşılaşma, onun için hayatının kırılma noktası oldu. Frithjof Schuon'a intisap etti ve inisiyasyona (seyr u süluk) başladı. Müslüman olduktan sonra Sîdî Abdulkuddüs ismini aldı. Schuon'un yönlendirmesiyle Fas'a ve Cezayir'e gitti. Ölünceye dek Schuon'la dostluğunu ve ilişkisini korudu. Hayatı; Basel, Lozan, Amiens, Nancy ve Paris arasında geçti. Ana dili Almanca olmasına rağmen eserlerini Fransızca yazdı.

René Guénon'un kurduğu Études traditionnelles dergisine makaleler gönderdi. Daha sonraları Connaissance des religions (Jean Borella da yönetiminde bulunmuştu) adında bir dergiyi yayın hayatına geçirdi.

Connaissance des religions dergisinin ilk sayısında yer alan yazılar: (Haziran 1985)

Frithjof Schuon, Primauté de l'intellection

Léo Schaya, Monothéisme et religions asiatiques

Max Escalon de Fonton, Le Graal: de la Tradition primordiale au Christianisme

Jean Borella, Du non-être et du Séraphin de l'âme

Dr. R. Van Ex, De la Médecine traditionnelle amérindienne

***

Martin Lings, Seyyid Hüseyin Nasr gibi yazarlar eserlerinde Leo Schaya ile ilişki kurmaktadır. M. Lings'in On Birinci Saat kitabından bir pasaj:

"Yeni Ahid'de söylendiği şekilde Elijah veya Elias'ın (Hz. İlyâs) işlevine ilişkin bir makalede, Leo Schaya, 'babalar' ile 'oğullar' arasındaki ilişkinin, kişiden kişiye aktarılan dini öğretiyi yani 'geleneği' belirlediğine işaret ediyor ve ekliyor:

'Babaların kalbi' geleneğin özü, merkezi ve batıni yönü, manevi ve evrensel nüvesidir. O aynı zamanda kendisinden türeyen doktrinler, usuller ve tesirlerdir de. 'Çocukların kalbi' veya inananlar, bunların manevi kabulleridir (receptivity); kendilerine 'babaları' tarafından bağışlanmış batıni kabülleri (acceptance) ve algılamalarıdır (reception). İbranicede bu kabul ve algılama, İlyas'ın görünmez lider olduğu şeklindeki manevi geleneğe tamı tamamına tekabül eden Kabbala kelimesiyle ifade edilir. İlyas, bu aşağı aleme yalnızca ahir zamana doğru değil, göğe kaldırıldığından beridir her devirde iner; zira geleneğin kendi içinde ihya edilmesi gerekmektedir."*

(*) "The Eliatic Function", Studies in Comparative Religion, 1979, s. 15.
___________________________________
Eserleri:

La doctrine soufique de l'Unité (Sufi Tevhid Öğretisi, İnsan, çev. Mahmut Kanık, 2017)
L'homme et l'Absolu selon la Kabbale (Kabala'ya göre İnsan ve Mutlak)
Naissance à l'esprit
La création en Dieu

La doctrine soufique de l'Unité (Sufi Tevhid Öğretisi)

Allah'ın isimleri, Mutlak, Peygamber, Birlik ve sufi terminolojisine ait çeşitli kavramların metafiziğini yapan bu eser Schaya'nın ilk çalışmalarındandır. Kitap, ele aldığı konularda kelimelerin arkeolojisini yaparak işe başlar ve derinlere doğru ilerler. Schaya'nın zahir ve batından iki yönle ilerlediği bu eseri, üzerinde düşünülerek okunmayı gerektiriyor. 

Schuon bu eserinde; Frithjof Schuon, Titus Burckhardt, Michel Valsan, René Guénon gibi isimlerle alaka kurmaktadır.

La Création en Dieu: à la lumière du judaïsme, du christianisme et de l'Islam

"La Création en Dieu", Leo Schaya'nın vefatından (ö. 1985) önceki son çalışmasıdır. 

Schaya’nın üç bölümden oluşan bu çalışması Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâm kaynaklarına dayanarak Yaratılışçılık temelli bir tema izliyor. Birinci bölümde İbrahimi dinlerde yaratılışçılığın veçheleri, Hıristiyan mistisizmi, Müslüman ezoterizmi, Ortaçağ Yahudiliğinde zahirilik ve felsefe, Skolastik yaratılışçılık; ikinci bölümde Evrensel nedensellik, yaratılışın sırrı, İncil’in ilk bölümlerine giriş, insanın yaratılışı, yedinci gün, altı günde yaratılışın hermenötik yorumu; üçüncü bölümdeyse Adem'in düşüşü, Tanrı'ya dönüş, manevi fetih, Apokalips gibi meseleler ele alınıyor. İncil, (Kabala gibi) Yahudi din geleneği kaynakları, Muhyiddin ibn Arabi, İbn Ataullah el İskenderi gibi İslam düşüncesinde başat rol oynamış isimlere yapılan atıflarla ve diğer sufi unsurlarıyla sıradışı bir eser olan "La Création en Dieu"; Dinler tarihi, Karşılaştırmalı ilahiyat ve felsefe çalışmalarında önemli bir kaynak olabileceği hasebiyle de ilgiye mazhar bir yönü içinde barındırıyor. Çok zengin kaynaklarla harmanlanmış bu eserin mana aleminde bir ses bulabilmesi adına Türkçeye kazandırılması hiç şüphesiz yerinde olacaktır.

23 Aralık 2017

Rene Guenon — Doğu Metafiziği



Doğu Metafiziği (La Métaphysique orientale), René Guénon'un Aralık 1925'te Sorbonne'da verdiği konferans metnidir. Metnin Fransızca aslına buradan ulaşılabilir. Aşağıdaki çeviriyse İngilizce üzerinden yapılmıştır. Konferans metninin İngilizce versiyonu buradan incelenebilir. Say Yayınları'na yazının yayınlanmasında gösterdiği anlayıştan ötürü müteşekkirim.


Ananda K. Coomaraswamy, René Guénon, Surendranath Dasgupta, Doğu Bilgeliği, çev. Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, 2012, s. 51-69.


3 Eylül 2017

Charles-Andre Gilis — Bayram Namazı





Charles-André Gilis [Abdürrezzak Yahya]

Fransızcadan çeviren: Ali Hasar

Çalışmamızın hareket noktası, Ramazan (iydü'l-fıtr) ve Kurban Bayramı (iydü'l-adha) namazlarında imamlara Kâf Sûresi'nin okunmasının neden tavsiye edildiğini öğrenme üzerinedir. İmam Râzi'nin şerhi zâhirî bir örnektir: bayram "zînet günü" (yevmu'z-zînet), "mesrur ve vakur" olanı değil, "hakir ve zelil" olanı görmek icap eder. Dolayısıyla, insanların kabirlerinden çıkarılıp amellerinden hesaba çekileceği günün yaklaştığını, –Hesap Günü–nü hatırlatmak hiç şüphesiz yerinde olacaktır. Kâf Suresi 11. ayette: kezalikel huruc –işte çıkış da böyledir ve 42. ayette: zâlike yevmel huruci –işte bu 'kabirlerden' çıkış günüdür– şeklinde izah edilen Huruc kelimesi –sözlük anlamıyla: çıkış– "(öldükten sonra) diriliş" anlamındadır: İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir; İşte bu (kabirlerden) çıkış günüdür. Bunlara binaen, "Bu (hesap için) bir toplamadır, bize göre kolaydır." şeklindeki 44. ayet de hesap için ahir bir toplayışı ima eder. Mezkur bahis, İbn Arabî'nin namazın faziletiyle ünsiyet kurduğu "bayram günü"nün bâtınî bir yorumu değildir:

O gün yeme, içme, cima gibi geçici heva ve hevesin caiz olduğu yevmu'z-zînet'tir.[1] Bundan dolayı o gün hacı olmayanların da seyr u sülûk muhafazası için güne namazla başlamaları[2] ve Allah'a niyazda bulunmaları gerekir.[3] Esasen, saliki ihya eden sabah namazı diğer vakit namazlarıyla benzerdir: tam bir teslimiyet niyeti taşır. Namaz kılınırken dalgın da olunsa niyet bu gafleti telâfi eder, zira tesiri namazın bütününe yayılır. Keza bayram günü sahih namaz için de geçerlidir; fazileti tüm günü, diğer namazları da kapsar. O gün insanın yaptığı ameller, –sevinci, neşesi–, haram ve mekruh olmayan her şey ona (bayram namazından sonra ...) bahşedilir. Bu cihet hasebiyle, bu namaz salatu'l-iyd, rücu namazı olarak da adlandırılır. Saliğin işlediği müstehap ameller niyetinin ihlâsı sayesinde namazı boyunca okuduğu dua mukabilinde –gafletlerine rağmen– ona "geri döner." O gün oruç caiz değildir.[4] Namaz vaktinin bütünlüğünü kutsileştiren tekbir, farz orucun niyetine benzer. Nasıl ki (bayram günü) orucun tutulmaması kadim bir ölçüyse Ramazan orucu da farz ve kadimdir. Bugünde, farz ameller tadil-i erkânı andırırken, mübah olanlarsa namaz eda edilirkenki süneni hatırlatır. Böylelikle kul iki bayramda ve tüm amellerinde zikir hâlinde olmayı terk etmez. Rücu denmesi sadece bundandır; bizim yolumuzdan olmayıp aşkı tatmayanların zikrettiği rücu değildir bu. O her yıl geri gelir: keza her gün beş vakit namaz da, ne var ki onlara salatü'l-iyd denilmemektedir. Süregelen bir kanaat –isterse bir şeyden sıklıkla bahsediyor olsun– hiçbir zaman kendini benimsetmez. Bu namazın geçmişte bu şekilde adlandırıldığı da rivayet edilir; zira bayram günü "letafet" günüdür. [...]

_________________________

[1] Eyyam-ı Teşrik ile ilgili hadisle ilişkindir. Kurban Bayramı'nın 2. 3. ve 4. günlerine Eyyam-ı Teşrik denir. Bu 3 günü Hacılar Minâ'da geçirir. Bkz. La Doctrine initiatique du Pèlerinage, s. 278-279. 

[2] Şeyhü'l-Ekber İbn Arabî'nin Kurban Bayramı'na dair zikrettiği bir husus. Ramazan Bayramı için de aynı durum geçerlidir. 

[3] Namaza ilişkin bir tanımlama. 

[4] Aslında, oruç Allah'a ait bir ibadettir.

2011–2026 idea, schola, zâhir âlem